Herodotos’a göre Hellenler yazıyı Fenikelilerden öğrenmişlerdir. Hellenler sıkı ticari ilişkiler içinde bulundukları Fenikelilerden mallarını belirlemede bazı işaretler kullandıklarını görmüşler ve bir süre sonra bunu kendilerine adapte etmişlerdir.

Burada öğrenilen alfabe, önce deniz ticareti yoluyla büyük ticari merkezlere (Girit, Rodos ve Euboia) oradan da Hellas’ın diğer bölgelerine yayılmıştır.

Hellenler’in Fenikelilerden öğrendikleri alfabe, sağdan sola doğru yazılan 22 harften oluşan Kuzey Sami alfabesidir. Yazının Hellas’a transferi düzenli bir şekilde olmadığı için Arkaik Dönem Hellen yazısında genel bir düzensizlik ve dağınıklık göze çarpar. Bu nedenle her bölgede ve her kentte (polis) ilk alfabelerinde büyük farklılıklar bulunmaktadır.

Yazıyı Fenikelilerden alan Hellenler bazı değişiklikler yaparak kendi dil yapılarına uyarlamışlardır. Örneğin sesli harfi bulunmayan Fenike alfabesindeki bazı harflere sesli bir karakter kazandırmışlar ve bu alfabe ile ifade edemedikleri bazı sesleri göstermek üzere alfabeye Φ, Χ ve Ψ gibi bazı yeni harfler eklemişlerdir.

Hellence, ortak bir dilden hareket ederek, zamanla İyon, Attika, Aiol, Arkadia-Kıbrıs ve Dor lehçelerine ayrılmıştır. Bu kadar çok lehçeye ayrılmasına rağmen, yeni Latin dillerinde olduğu gibi, dillere bölünmemiştir. Eski Hellen lehçelerinin her biri, yazım geleneğine bağlı kalınarak, belli bir edebi türün dil aracı olmuştur. Bu şekilde İyon ve Homeros lehçesi destanın; Dor lehçesi koro şarkılarının; Aiol lehçesi lirik şiirin; Attika lehçesi tragedyanın, felsefenin ve hitabetin dili olmuştur.

Köpek Parthenope’nin Mezar Taşı      

Bulunduğu Yer: Castro, Metelin Adası 

Dili: Hellence 

Tarihi: M.S. III. yüzyıl

Malzemesi: Mermer

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Koleksiyonu

“Birlikte oynadığı Köpek Parthenope’yi sahibi gömdü. Bu mutluluğun teşekkürü olarak, (karşılıklı) sevginin ödülü vardır. Örneğin bu; köpek için olduğu gibi, sahibimin dostu olup bu mezarı hak ettim. Buna bakarak, hem seni hayattayken sevmeye hazır hem de (ölünce) naaşına özen gösterecek faydalı bir dost bul!”.

[Çev.: İ.A.M]

 

Günümüzde olduğu gibi ölen kişinin mezarlarına dikilen ve onları tanıtan kimlikler niteliğinde olan mezar taşları, evcil hayvanlar için de kullanılmıştır. Sahipleri tarafından çok sevilen ve ölümünden duyulan üzüntüden bir ağıt yakma geleneğiyle taşa kazınan bu satırlar hayvanlara verilen değeri göstermektedir. Köpeklere yazılmış eski Yunanca mezar şiirlerine Midilli, Bergama, Roma ve Termessos’ta da rastlanmaktadır. 

Pazaryeri Ağırlıklarına İlişkin Antlaşmaya Ait Yazıt

Bulunduğu Yer: Andriake (Demre, Antalya)

Dili: Hellence

Tarihi: M.S. 388-392

Malzemesi: Kireçtaşı

 

Efendimin yönetimi sırasında ve her işinde derin hayranlık uyandıran, pek ünlü ve pek haşmetli kutsal valilik makamlarının sahibi Flavius Eutolmius’un eyalet valiliği sırasında iki adet demir fragellium ve iki adet üç augustia hacminde bakır ksestes gönderilmek üzere imal edilmiş bulunmaktadır; ayrıca üç modius en yüce makamdan gönderilmek üzere imal edilmiş bulunmaktadır. Bunlardan bir adet fragellium Myralılar’ın Metropolisi’ne, diğeri ise Arneailılar’ın kentine verilecektir. Ksestes’lerden biri Myra’ya diğeri ise Arneai’a (verilecek); Myralılar’a iki modius ve ayrıca iki adet hemimodius (yarım-modius) verilecek; bir adedini ise Arneailılar alacak, bir adet hemimodius ise (sıvı ve katı mahsüllerin) ölçü birimlerini zaman zaman kontrol amacıyla, eyalet valilerin hizmetinde olmak üzere Granarium’da muhafaza edilecek”.

[Çev.: S. Şahin] 

Doğu’dan Batı’ya giden deniz rotası üzerinde bulunan Andriake’nin, Roma İmparatorluk Çağı’nda, Mısır, Roma ve M.S. IV. yüzyıldan itibaren Konstantinopolis’in tahıl filoları için Patara ile birlikte en önemli iki limandan biri olduğu bilinmektedir. Roma dünyasının en masraflı yapılarından olduğu bilinen Andriake kent Horrea’sı (Granarium) yani tahıl ambarı, sadece Lykia yaylalarındaki tahılları taşımak için değil, Mısır’dan yapılan ihracatın güvenliği için de önem arz etmekteydi. Granarium’un fasadı üzerinde yer alan, praefectus praetorio Fl. Eutolmius Tatianus’un (M.S. 388–392) adının geçtiği, Myra Metropolis’i ile Arneai arasındaki ağırlık ve ölçü birimlerinin ölçülüp damgalandığına dair yazıt, Andriake’deki granarium’un Erken Bizans Dönemi’nde de kullanımda olduğunu kanıtlamaktadır.

Rhodan’ın Mezar Steli 

Bulunduğu Yer: Bilinmiyor

Dili: Hellence

Tarihi: M.S. II – III. yüzyıl

Malzemesi: Taş

Rezan Has Müzesi Koleksiyonu

Ζωσίμη 

Ῥόδανι  

μνήμης ἕνεκα

“Zosime (bu steli eşi/kardeşi?) Rhodan’a anısından ötürü (yaptırdı)”.

Ölen kişinin ardından yapılan adak steli: Antik Hellen geleneğinde bazı mezarlar, mezar sahibi ölmeden satın alınır, betimlemeler ve üzerindeki yazılar kişi hayattayken resmedilir ve kazınırdı.

Ana Tanrıça Leto’ya Adak

Bulunduğu Yer: Bilinmiyor 

Dili: Hellence

Tarihi: M.S. II – III. yüzyıl

Malzemesi: Mermer

Rezan Has Müzesi Koleksiyonu

Μητέρα Λητὼ Μαρκιανὴ Γλύκωνος

ἐκ τῶν ἰδίων ἀνέθηκεν

“Glykon kızı Markiane (bu adağı) Ana Tanrıça Leto’ya kendi cebinden (para) ödeyerek dikti”. 

Likya’nın Ana Tanrıçası olan Leto Hellen mitolojisindeki Apollon ve Artemis’in annesidir. Olasılıkla bu yazıt Ana Tanrıça Leto’nun anavatanı olan Akdeniz Bölgesi’nde (Fethiye- Antalya) bulunmuş olmalıdır.

Taşçı Nikola

Bulunduğu Yer: Bilecik İli Osmaneli İlçesi Selçik Köyü

Dili: Helence harflerle Karamanlıca Türkçesi

Tarihi: 1893-1894

Malzemesi: Mermer

ΤΑΣΤΖΙ ΝΙΚΟΛΑΝΙΝ

ΧΑΙΡΑΤΙ v ΙΑΓΑ

 

Ταστζι Ν̣ικολαν̣ιν

χαιρ̣ατι· ͵ιαγα ́.

“Taşçı Nikola’nın hayratı. (Yıl) 1311 (= 1893–1894).”

[Çev: H. S. Öztürk]

Yazıt Karaman Türkçesi ile yazılmıştır. Yazıt taşıyıcısı köy halkı için dibektaşı olarak yapılmıştır.

 

İMPARATOR CONSTANTINUS ZAMANINA AİT MİLTAŞI (MESAFE) TAŞI

Bulunduğu Yer: Bilecik İli Osmaneli İlçesi Medetli Köyü

Dili: Hellence ve Latince

Tarihi: M.s. 337-340

Malzemesi: Mermer

Πολλὰ

τὰ ἔτη

τοῦ βασι[λέ-]

4   ας.

     Imp̣(eratori) Caes(ari) [Fl(avio) Val(erio)]

     Constantino p(io) f(elici)

     vic(tori) semper Aug(usto)

8   et Fl(avio) Iul(io) Const[a]ntio

     p(io) f(elici) vic(tori) semper Aug(usto)

     et Fl(avio) Iul(io) Constant

     p(io) f(elici) vic(tori) semper Aụg̣(usto)

12 A Nicaea mil(ia) XXV

     Ἀπὸ Νεικαίας

  κεʹ.

Kralın nice uzun yıllarına! Imperator, Caesar Flavius Valerius Constantinus’a, dindar, bahtlı, muzaffer (ve) sürekli Augustus’a ve Flavius Iulius Constantius’a, dindar, bahtlı muzaffer (ve) sürekli Augustus’a ve Flavius Iulius Constans’a, dindar, bahtlı, muzaffer (ve) sürekli Augustus’a. Nikaia’dan (= İznik) 25 (Roma) mili.”

[Çev: H. S. Öztürk]

Yazıt Hellence ve Latince olup, kentler arasındaki mesafeyi göstermektedir. Antik Nikaia’ya (= İznik) olan mesafeyi göstermektedir. Bir Roma mili yaklaşık 1.45 km’dir.

DILIPORIS ADINDA BİRİSİNİN MEZAR ŞİİRİ

Bulunduğu Yer: Sakarya İli Pamukova İlçesi Akçakaya köyü Dikilitaş Altı Mevkii

Dili: Hellence

Tarihi: M.S II. yy

Malzemesi: Mermere yakın kireçtaşı

            Μνῆμα

            Διλίπορις Ἄπφου ζῶν κα-

            τεσκέουασεν ἑαυτῷ

4          ἀνεξοδίαστον

            σὺν ταῖς οἰκίαις καθὼς περιείληπται.

            κἢν σπεύδῃς, ὦ ξεῖνε, καὶ ἢν εὔκαι-

            ρος ὁδεύῃς, / στῆθι παρ’ οὑμὸν σῆμα

8          καὶ εἴσῃ τοὔνομα τοὐμόν, / οὐκ ἀσό-

            φως ζητηθὲν ὑπὸ ζώοντος ἐμεῖο· / ἐν-

            νέα γράμματ’ ἔχω, τετρασύλλαβός εἰμι, νόει

            σύ· / αἱ τρεῖς αἱ πρῶται δύο γράμματ’ ἔχουσιν ἐκάσ-

12        τη, / ἡ λοιπὴ δὲ τὰ τρεία καὶ εἰσὶν ἄφωνα τὰ πέντε, /

            ἐστὶ δ’ ἀριθμὸς πένθ’ ἑκατοντάδες <ἠ>δὲ δὶς

            ἑπτά. / ταῦτ’ οὖν ζητήσας καὶ γνούς, ὅστις περ ὁ γρά-

            ψας, / γνωστὸς ἔσῃ Μούσαις καὶ σοφίης μέ-

16        τοχος. / μνῆμα δ’ ἐμὸν τόδε χεῖρες ἔτι ζώ-

            οντος ἔτευξαν / λαΐνεον γαίης Τέρβοιο,

            ἣν κατέχω. /

“Anıtı Apphos oğlu Diliporis henüz yaşarken kendisi için yaptırdı (ve) çevresini mezar yapılarıyla kuşattı: satılamaz. İster acelen olsun, ey yabancı, ister ağır adımlarla yürü yolunda ve öğrenmelisin yaşadığım sırada, rastgele seçilip alınmamış olan adımı: dokuz harfim var, dört heceliyim, düşün: ilk üç, ve sessiz harf sayısı beştir; tamamı beş yüze iki kere yedinin ilavesidir. Arayıp bulursan ve bilirsen, kimin yazdığını bunları, Musalar’a eş olacaksın ve bilgeliğin yoldaşı. Bu taştan anıtı kendi ellerim dikti henüz yaşarken, şimdi gömülü olduğum Terbos iline”. 

[Çev : S. Şahin]

Diğer Anadolu Dilleri

© Rezan Has Müzesi / Tüm hakları saklıdır.