Kayıp Dillerin Fısıldadıkları III Online Sergisi kapsamında düzenlenecek olan “Anadolu Dilleri ve Kültürleri” panel serisi başladı.

Panel serisinin ilki açılış konuşmasıyla 21 Mart 2024’te gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hüseyin Sami Öztürk moderatörlüğünde düzenlenen ve Prof. Dr. Hamdi Şahin, Prof. Dr. Ferit Baz ile Doç. Dr. Emre Erten’in konuşmacı olduğu panelimiz Rezan Has Müzesi’nde gerçekleşti.

Panel serisinde Eskiçağ Tarihi, Klasik Filoloji ve Arkeoloji disiplinlerinde uzmanlaşmış akademisyenler; antik edebî metinler, Antik Yunan ve Roma yazıtları, Antik Yunan ve Latin epigrafisi konularını Anadolu dilleri ve kültürleri kapsamında inceleyecek ve değerlendirmelerde bulunacaklar.

2010 yılında Rezan Has Müzesi’nde gerçekleşen Türkiye’nin ilk epigrafi sempozyumunun devamı niteliğinde olan panelimiz tüm katılımcılara açık ve ücretsizdir.

*Panel dili Türkçedir.

Panel – 21 Mart 2024 Perşembe, Saat 14.00-15.00

Moderatör:

Doç. Dr. Hüseyin Sami Öztürk (Marmara Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı)

Konuşmacılar:

Prof. Dr. Ferit Baz- (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı)
Prof. Dr. Hamdi Şahin- (İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Eskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı)
Doç. Dr. Emre Erten- (İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı)

Herodotos’a göre Helenler yazıyı Fenikelilerden öğrenmişlerdir. Helenler sıkı ticari ilişkiler içinde bulundukları Fenikelilerin, mallarını belirlemede bazı işaretler kullandıklarını görmüşler ve bir süre sonra bunu kendilerine adapte etmişlerdir.

Burada öğrenilen alfabe, önce deniz ticareti yoluyla büyük ticari merkezlere (Girit, Rodos ve Euboia) oradan da Hellas’ın diğer bölgelerine yayılmıştır.

Helenlerin Fenikelilerden öğrendikleri alfabe, sağdan sola doğru yazılan 22 harften oluşan Kuzey Sami alfabesidir. Yazının Hellas’a transferi düzenli bir şekilde olmadığı için Arkaik Dönem Helen yazısında genel bir düzensizlik ve dağınıklık göze çarpar. Bu nedenle her bölgede ve her kentte (polis) ilk alfabelerinde büyük farklılıklar bulunmaktadır.

Yazıyı Fenikelilerden alan Helenler bazı değişiklikler yaparak kendi dil yapılarına uyarlamışlardır. Örneğin sesli harf bulunmayan Fenike alfabesindeki bazı harflere sesli bir karakter kazandırmışlar ve bu alfabe ile ifade edemedikleri bazı sesleri göstermek üzere alfabeye Φ, Χ ve Ψ gibi bazı yeni harfler eklemişlerdir.

Helence, ortak bir dilden hareket ederek, zamanla İyon, Attika, Aiol, Arkadia-Kıbrıs ve Dor lehçelerine ayrılmıştır. Bu kadar çok lehçeye ayrılmasına rağmen, yeni Latin dillerinde olduğu gibi, dillere bölünmemiştir. Eski Helen lehçelerinin her biri, yazım geleneğine bağlı kalınarak belli bir edebî türün dil aracı olmuştur. Bu şekilde İyon ve Homeros lehçesi destanın, Dor lehçesi koro şarkılarının, Aiol lehçesi lirik şiirin, Attika lehçesi ise tragedyanın, felsefenin ve hitabetin dili olmuştur.

KÖPEK PARTHENOPE’NİN MEZAR TAŞI 
     

Bulunduğu Yer: Castro, Metelin Adası 

Dili: Helence 

 Tarihi: MS 3. yüzyıl

Malzemesi: Mermer

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Koleksiyonu

“Birlikte oynadığı Köpek Parthenope’yi sahibi gömdü. Bu mutluluğun teşekkürü olarak, (karşılıklı) sevginin ödülü vardır. Örneğin bu; köpek için olduğu gibi, sahibimin dostu olup bu mezarı hak ettim. Buna bakarak, hem seni hayattayken sevmeye hazır hem de (ölünce) naaşına özen gösterecek faydalı bir dost bul!”.

[Çev.: İ.A.M]

Günümüzde olduğu gibi ölen kişinin mezarlarına dikilen ve onları tanıtan kimlikler niteliğinde olan mezar taşları, evcil hayvanlar için de kullanılmıştır. Sahipleri tarafından çok sevilen ve ölümünden duyulan üzüntüden bir ağıt yakma geleneğiyle taşa kazınan bu satırlar hayvanlara verilen değeri göstermektedir. Köpeklere yazılmış eski Yunanca mezar şiirlerine Midilli, Bergama, Roma ve Termessos’ta da rastlanmaktadır. 

PAZARYERİ AĞIRLIKLARINA İLİŞKİN ANTLAŞMAYA AİT YAZIT

 

Bulunduğu Yer: Andriake (Demre, Antalya)

Dili: Helence

Tarihi: MS 388-392

Malzemesi: Kireçtaşı

 

“Efendimin yönetimi sırasında ve her işinde derin hayranlık uyandıran, pek ünlü ve pek haşmetli kutsal valilik makamlarının sahibi Flavius Eutolmius’un eyalet valiliği sırasında iki adet demir fragellium ve iki adet üç augustia hacminde bakır ksestes gönderilmek üzere imal edilmiş bulunmaktadır; ayrıca üç modius en yüce makamdan gönderilmek üzere imal edilmiş bulunmaktadır. Bunlardan bir adet fragellium Myralılar’ın Metropolisi’ne, diğeri ise Arneailılar’ın kentine verilecektir. Ksestes’lerden biri Myra’ya diğeri ise Arneai’a (verilecek); Myralılar’a iki modius ve ayrıca iki adet hemimodius (yarım-modius) verilecek; bir adedini ise Arneailılar alacak, bir adet hemimodius ise (sıvı ve katı mahsüllerin) ölçü birimlerini zaman zaman kontrol amacıyla, eyalet valilerin hizmetinde olmak üzere Granarium’da muhafaza edilecek”.

[Çev.: S. Şahin] 

Doğu’dan Batı’ya giden deniz rotası üzerinde bulunan Andriake’nin, Roma İmparatorluk Çağı’nda, Mısır, Roma ve MS 4. yüzyıldan itibaren Konstantinopolis’in tahıl filoları için Patara ile birlikte en önemli iki limandan biri olduğu bilinmektedir. Roma dünyasının en masraflı yapılarından olduğu bilinen Andriake kent Horrea’sı (Granarium) yani tahıl ambarı, sadece Lykia yaylalarındaki tahılları taşımak için değil, Mısır’dan yapılan ihracatın güvenliği için de önem arz etmekteydi. Granarium’un fasadı üzerinde yer alan, praefectus praetorio Fl. Eutolmius Tatianus’un (MS 388–392) adının geçtiği, Myra Metropolis’i ile Arneai arasındaki ağırlık ve ölçü birimlerinin ölçülüp damgalandığına dair yazıt, Andriake’deki granarium’un Erken Bizans Dönemi’nde de kullanımda olduğunu kanıtlamaktadır.

RHODAN’IN MEZAR STELİ

 

Bulunduğu Yer: Bilinmiyor

Dili: Helence

Tarihi: MS 2.-3. yüzyıl

Malzemesi: Taş

Rezan Has Müzesi Koleksiyonu

Ζωσίμη 

Ῥόδανι  

μνήμης ἕνεκα

“Zosime (bu steli eşi/kardeşi?) Rhodan’a anısından ötürü (yaptırdı)”.

Ölen kişinin ardından yapılan adak steli. Antik Helen geleneğinde bazı mezarlar mezar sahibi ölmeden satın alınır, betimlemeler ve üzerindeki yazılar kişi hayattayken resmedilir ve kazınırdı.

ANA TANRIÇA LETO’YA ADAK

 

Bulunduğu Yer: Bilinmiyor 

Dili: Helence

Tarihi: MS 2.-3. yüzyıl

Malzemesi: Mermer

Rezan Has Müzesi Koleksiyonu

Μητέρα Λητὼ Μαρκιανὴ Γλύκωνος

ἐκ τῶν ἰδίων ἀνέθηκεν

“Glykon kızı Markiane (bu adağı) Ana Tanrıça Leto’ya kendi cebinden (para) ödeyerek dikti”. 

Likya’nın Ana Tanrıçası olan Leto, Helen mitolojisindeki Apollon ve Artemis’in annesidir. Olasılıkla bu yazıt Ana Tanrıça Leto’nun anavatanı olan Akdeniz Bölgesi’nde (Fethiye- Antalya) bulunmuş olmalıdır.

TAŞÇI NİKOLA’NIN HAYRATI

Bulunduğu Yer: Bilecik İli Osmaneli İlçesi Selçik Köyü

Dili: Helence harflerle Karamanlıca Türkçesi

Tarihi: 1893-1894

Malzemesi: Mermer

ΤΑΣΤΖΙ ΝΙΚΟΛΑΝΙΝ

ΧΑΙΡΑΤΙ v ΙΑΓΑ

Ταστζι Ν̣ικολαν̣ιν

χαιρ̣ατι· ͵ιαγα ́.

“Taşçı Nikola’nın hayratı. (Yıl) 1311 (= 1893–1894).”

[Çev: H. S. Öztürk]

Yazıt, Karaman Türkçesi ile yazılmıştır. Yazıt taşıyıcısı köy halkı için dibektaşı olarak yapılmıştır.

İMPARATOR CONSTANTINUS ZAMANINA AİT MİLTAŞI (MESAFE TAŞI)

Bulunduğu Yer: Bilecik İli Osmaneli İlçesi Medetli Köyü

Dili: Helence ve Latince

Tarihi: MS 337-340

Malzemesi: Mermer

     Πολλὰ

     τὰ ἔτη

     τοῦ βασι[λέ-]

4   ας.

     Imp̣(eratori) Caes(ari) [Fl(avio) Val(erio)]

     Constantino p(io) f(elici)

     vic(tori) semper Aug(usto)

8   et Fl(avio) Iul(io) Const[a]ntio

     p(io) f(elici) vic(tori) semper Aug(usto)

     et Fl(avio) Iul(io) Constant

     p(io) f(elici) vic(tori) semper Aụg̣(usto)

12 A Nicaea mil(ia) XXV

     Ἀπὸ Νεικαίας

  κεʹ.

“Kralın nice uzun yıllarına! Imperator, Caesar Flavius Valerius Constantinus’a, dindar, bahtlı, muzaffer (ve) sürekli Augustus’a ve Flavius Iulius Constantius’a, dindar, bahtlı muzaffer (ve) sürekli Augustus’a ve Flavius Iulius Constans’a, dindar, bahtlı, muzaffer (ve) sürekli Augustus’a. Nikaia’dan (= İznik) 25 (Roma) mili.”

[Çev: H. S. Öztürk]

Yazıt, Helence ve Latince olup, kentler arasındaki mesafeyi göstermektedir. Antik Nikaia’ya (= İznik) olan mesafeyi göstermektedir. Bir Roma mili yaklaşık 1.45 km’dir.

DILIPORIS ADINDA BİRİSİNİN MEZAR ŞİİRİ

Bulunduğu Yer: Sakarya İli Pamukova İlçesi Akçakaya köyü Dikilitaş Altı Mevkii

Dili: Helence

Tarihi: MS 2. yy.

Malzemesi: Mermere yakın kireçtaşı

            Μνῆμα

            Διλίπορις Ἄπφου ζῶν κα-

            τεσκέουασεν ἑαυτῷ

4          ἀνεξοδίαστον

            σὺν ταῖς οἰκίαις καθὼς περιείληπται.

            κἢν σπεύδῃς, ὦ ξεῖνε, καὶ ἢν εὔκαι-

            ρος ὁδεύῃς, / στῆθι παρ’ οὑμὸν σῆμα

8          καὶ εἴσῃ τοὔνομα τοὐμόν, / οὐκ ἀσό-

            φως ζητηθὲν ὑπὸ ζώοντος ἐμεῖο· / ἐν-

            νέα γράμματ’ ἔχω, τετρασύλλαβός εἰμι, νόει

            σύ· / αἱ τρεῖς αἱ πρῶται δύο γράμματ’ ἔχουσιν ἐκάσ-

12        τη, / ἡ λοιπὴ δὲ τὰ τρεία καὶ εἰσὶν ἄφωνα τὰ πέντε, /

            ἐστὶ δ’ ἀριθμὸς πένθ’ ἑκατοντάδες <ἠ>δὲ δὶς

            ἑπτά. / ταῦτ’ οὖν ζητήσας καὶ γνούς, ὅστις περ ὁ γρά-

            ψας, / γνωστὸς ἔσῃ Μούσαις καὶ σοφίης μέ-

16        τοχος. / μνῆμα δ’ ἐμὸν τόδε χεῖρες ἔτι ζώ-

            οντος ἔτευξαν / λαΐνεον γαίης Τέρβοιο,

            ἣν κατέχω. /

“Anıtı Apphos oğlu Diliporis henüz yaşarken kendisi için yaptırdı (ve) çevresini mezar yapılarıyla kuşattı: satılamaz. İster acelen olsun, ey yabancı, ister ağır adımlarla yürü yolunda ve öğrenmelisin yaşadığım sırada, rastgele seçilip alınmamış olan adımı: dokuz harfim var, dört heceliyim, düşün: ilk üç ve sessiz harf sayısı beştir; tamamı beş yüze iki kere yedinin ilavesidir. Arayıp bulursan ve bilirsen, kimin yazdığını bunları, Musalar’a eş olacaksın ve bilgeliğin yoldaşı. Bu taştan anıtı kendi ellerim dikti henüz yaşarken, şimdi gömülü olduğum Terbos iline.”

[Çev : S. Şahin]

KHRESTOS VE SEVERA’NIN MEZAR EPİGRAMI (ŞİİRİ)

Bulunduğu Yer: Bilecik ili Yenipazar ilçesi Doğubelenören köyü. Antik Nikaia (= İznik) kentinin egemenlik alanında.

Dili: Helence

Tarihi: MS 2. yy.

Malzemesi: Mermere yakın kireçtaşı

  Ὁ γλυκεροῦ βιότοιο τρυ-

      [φ]ῆ͜ς πάση̣ς ἀπολαύσας

      Χρῆ͜στος ἐνθάδε κεῖται

4   σὺν τῇ͜ ἑαυτοῦ γυν͜εκὶ Σευ-

      ῆρα μ͜ηδὲν μ͜ηδένα λυπή-

      [σ]ας καὶ πᾶσι φίλοις ἀρέσ-

      τ̣ος σῆμα δὲ μοι τοδὲ ἐ-

8   τ̣εὐξαν ἰς εὐσεβίη͜ν φίλα

      τέκνα Μᾶρκος κὲ Ἀρίστω[ν κ]-

      [α]ὶ Χρ͜ῆ͜στος το<ῖ>ς καλλιτ͜έκν-

      [ο]ισι γον͜εῦσιν ἰς εὐσεβίη͜ν

12 [ἵ]ν̣α ὁρᾶτε ζῆ(σας) ἔτ(η) οʹ.

“Tatlı hayatın tüm zevklerini tatmış, kimseyi kızdırmamış, tüm dostlarına karşı nazik davranmış olan Khrestos, eşi Severa ile birlikte burada yatıyor. Bu mezar benim için sevgili çocuklarım Marcus, Ariston ve Khrestos tarafından iyi çocukların ebeveynleri için dini bir vesile olarak yaptırıldı, siz görebilesiniz diye. 70 yıl yaşadı.”

[Çev : H. S. Öztürk]

ANTONIUS’UN MEZAR EPİGRAMI (ŞİİRİ)

Bulunduğu Yer: Bilecik ili Yenipazar ilçesi Danişment köyü arazisinde. Antik Nikaia (= İznik) kentinin egemenlik alanında.

Dili: Helence

Tarihi: MS 2. yy.

Malzemesi: Mermere yakın kireçtaşı

    Ὁ σθεναρὸς πολύφρων, v

      πρέσβυς κρίσεω͜ς ὁ δίκαιος

      εὐσεβίη͜ς πάση͜ς Ἀντώ͜νιος

4   ἔσχον ἀμοιβὰς v ἐν λιπαρ͜ῷ γ͜ή͜ρᾳ

      μ͜[η]δενὶ λειπόμ͜ενος ἐκτέρι-

      σαν δὲ τέκν͜ω͜ν͜ βλασ͜τήματα

      μίζονα πατρός, v Μάξιμος,

8   ὃς πολέ͜ως ν͜έμ͜ει συνόδοιο

      γερουσίας, Ἀντώνιος

      γλυκύφρων, Σευῆρος, ὁμό-

      φρ[ο]νlες υἱοὶ μ͜η͜τρό͜ς, Ἀπολλω͜νίας

12 δὲ φιλανδροτάτ͜η͜ς π͜ροθανούσ͜[η͜ς]

      εὐσεβίη͜ς μ͜ν͜ή͜μ͜η͜ς γέρας ἔκτ[ι]-

      σαν͜, ὦ͜ παροδεῖτα, ἠϊθέοισί [. . .]

      τοῖς καλλιτ͜έκνοισι γονεῦσ[ι].

“Ben, akıllı, güçlü, yaşı gereği bütün kararlarda adil olan Antonius, ilerlemiş yaşlılığımda hiç kimsenin gerisinde kalmayarak tüm dindar güvenilirliğimin karşılığını aldım. Cenaze töreni, babalarından daha önemli olan evlatlarım tarafından organize edildi: Kentteki Gerusia’nın toplanmasında söz sahibi olan Maximus, tatlı huylu Antonius, Severus; kocasını üstün bir sevgiyle seven, önceden vefat etmiş olan anneleri Apollonia’nın aynı fikirde olan evlatları! Ey yolcu, (bu evlatlar hep beraber) gençlere ve iyi çocukları olan ebeveynlere (böylelikle) dindarlık hatırası olan bir hediye bağışladılar. 

[Çev: H. S. Öztürk]

EUGENIOS’UN MEZARI

 

Bulunduğu Yer: Konya, Sarayönü ilçesi Başhöyük Köyü

Dili: Helence

Tarihi: MS 3. yy.

Malzemesi: Mermer

Konya Arkeoloji Müzesi Arşivi

 

     Αὐ(ρηλία) Οὐαλεντίλλη κὲ Λεόν-

     τιος κὲ Κ<ά>τμαρος ἀνεσ-

     τήσαμεν τὴν τίτλ-

4   ον ταύτην Εὐγενίῳ

     πρ(εσβυτέρῳ) πολλὰ καμόντος(!)

     ὑπὲρ τῆς ἁγίας τοῦ θε(ο)ῦ

     ἐκλησίας τῶν Καθαρῶ-

8   ν ζῶντες μνήμης χάριν.

      πρῶτον μὲν ὑμνήσω θεὸ-

      ν τὸν πάντει ὁρῶντα, /

      δεύτερον ὑμνήσω πρῶ-

12 τον ἄνγελον, ὃς τισαι τ-

      <ι>σιν· Εὐγενίου θανεόν-

      τος πολλὴ μνήμη ἐπὶ

      γέῃ· / Εὐγένιε, νέος θάν-

16 ες· ἠελίοιό σε γὰρ ἐγίνω-

      σκαν πάντες, / ἀντολίη

      τε δύσις τε με<σ>ινβρία

      τε κὲ ἄρκτος / ὄλβῳ τε πλ-

20 ούτῳ τε εὐγενίῃ τε κ-

      ὲ θάρσι· / πένησιν ζῶν θά-

      ρσος, κώμῃ τ’ ἔξοχος ἁ-

      πάντων· / σὲν Φρυγίη τ’

24 Ἀσίη τε κὲ ἀντολίη τε

      δύσις τ<ε> / – – –

      – – – – – – – – – – – –

“Aurelia Valentilla, Leontios ve Katmaros hayatta iken, bu yazıtı arınmış olanlara ait Tanrı’nın kutsal kilisesinin adına çok çaba sarfetmiş olan rahip Eugenios’un anısına diktirdik. Önce her şeyi yöneten Tanrı için bir ilahi söyleyeceğim; sonra ilk melek İsa Mesih için bir ilahi söyleyeceğim. Ölen Eugenios’un birçok hatıraları Yeryüzü’nde kalıyor. Eugenios, genç yaşta öldün; başarılarınla, servetinle, soyluluğunla ve cesur yüreğinle, doğuda, batıda, güneyde ve kuzeyde, güneşin altında (yaşayan) herkes seni tanıyordu. Hayattayken fakirlere daima destek oldun ve köyde yaşayanlar arasında seçkin bir yerin vardı. Phrygia ve Asia, doğu ve batı yasını tutuyor. ”

[Çev: H. S. Öztürk]   

M. IULIUS EUGENIOS’UN MEZARI

Bulunduğu Yer: Konya, Sarayönü ilçesi 

Dili: Helence

Tarihi: MS 340

Malzemesi: Mermer

Konya Arkeoloji Müzesi Arşivi

 

     [Μ(ᾶρκος) Ἰού(λιος) Εὐγένιος Κυρίλλου Κέλερος Κουησσέως βουλ(ευτὴς)]

      [στρατευσάμενος ἐν τῇ κατὰ Πισιδίαν ἡγεμονικῇ τάξι]

      [καὶ γήμας θυγατέρα Γαΐου Νεστοριανοῦ συνκλητικοῦ]

4   [Φλ(αβίαν) Ἰουλί(αν) Φλαουιανὴν καὶ μετ’ ἐπιτειμίας στρατευσάμενον]

      [ἐν δὲ τῷ μ̣εταξὺ χρόνῳ κελεύσεως φοιτησάσης ἐπὶ Μαξιμίνου]

      τοὺς Χρ[ε]ιστιανοὺς θύειν καὶ μὴ ἀπα[λ]λάσσεσθαι τῆς

      στρατεί[α]ς̣ πλείστας δὲ ὅσας βασάνου̣[ς] ὑπομείνας

8   ἐπὶ Διογέν̣ους ἡγεμόνος σπουδάσας [τ]ε ἀπαλλαγῆναι 

      τῆς στρατε̣ίας τὴν τῶν Χρειστιανῶν πίστιν φυλάσσων

      χρόνον τ[ε] βραχὺν διατρείψας ἐν τῇ Λαοδικέων πόλι

      καὶ βουλήσ̣ε̣ι τοῦ παντοκράτορος θεοῦ ἐπίσκοπος

12 κατασταθ[εὶ]ς καὶ εἴκοσι πέντε ὅλοις ἔτεσιν τὴν ἐπισκοπὴν

      μετὰ πολ[λ]ῆς ἐπιτειμίας διοι[κ]ήσας καὶ πᾶσαν τὴν ἐκλησίαν

      ἀνοικοδο[μ]ήσας ἀπὸ θεμελίων καὶ σύνπαντα τὸν περὶ αὐτὴν

      κόσμον τ̣ο̣ῦτ’ ἐστιν στοῶν τε καὶ τ[ετ]ραστόων καὶ

16 ζωγραφιῶ̣[ν] καὶ κεντήσεων κὲ ὑδρείου καὶ προπύλου καὶ πᾶσι τοῖς

      λιθοξοϊκοῖς ἔργοις καὶ πᾶ̣[σι ἁπ]αξαπλῶς κατασκευά[σας λειψόμε]νός τε τὸν τῶν                                                                                                                                                                                                           ἀνθρώπων

       βίον ἐποίησα ἐμαυτῷ πέ[λτα τ]ε̣ καὶ σορὸν ἐν ᾗ τὰ προ[γεγραμμένα] ταῦτα ἐποίησα                                                                                                                                                                                                    ἐπιγρ<α>φῖνε

      [εἰς κό]σ̣μον τῆς τε ἐκ[λησίας κ]ὲ τοῦ γένους μου.     

“Kuessoslu Kyrillos Celer’in oğlu, boule üyesi, Pisidia (Eyaleti’nin) valisinin officium’unda görev yapmış olan, Roma Senatus sınıfı üyesi Gaius Nestorianus’un kızı Flavia Iulia Flaviane ile evli, onurlu bir şekilde askerlik yapmış (ben) Marcus Iulius Eugenios; Maximinus zamanında, Hristiyanların kurban sunmaları ve (bu) hizmetten kaçınmamaları yönünde bir emir gelmiş; Vali Diogenes’in zamanında çok büyük ızdıraplara katlanmış; Hristiyanları korurken (O) görevinden çekilmeye çalışılmıştır. (Ben) Laodikeialıların kentinde kısa bir süre kaldım ve Yüce Tanrı’nın iradesiyle piskopos oldum ve bu piskoposluğu tam yirmi beş yıl boyunca büyük bir onurla yönetip ve tüm kiliseyi, etrafındaki tüm süslemeleri, yani stoa’ları, tetrastoa’ları, duvar boyalarını, mozaiklerini, çeşmesini ve propylaion’u (= giriş kapısı) tüm mermer süslemeleri ile birlikte genel olarak (her şeyi) temellerinden yeniden inşa ettim. (Artık) yaşamdan ayrılmayı bekleyen ben, kendime bir plinthos ve lahit yaptırdım. Kilisenin ve ailemin süsü olsun diye bu lahtin üzerine yukarıdakileri yazdırttım. ”        

[Çev.: H. S. Öztürk]   

KAPTAN EUDEMOS’UN LAHDİ

 

Bulunduğu Yer: Olympos Antik Kenti Liman Girişi, Antalya

Dili: Helence

Tarihi: MS 2. yy.

Malzemesi: Mermer

Olympos Kazısı Arşivi

 

Tabula’daki Yazıt: “Ben Eudemos kaptanlık yaptığım için bilirim dalgalar arasından bir Pontos’tan öbür Pontos’a (geçen) yolu, Palas (Athena’nın) keşfi. Bithinya’lıların kenti Kalkhedon bütün halkı ile beraber (benim vatandaşlık sahibi olmamı?) kararlaştırdı. Talihli (vatanım [= Olympos] beni layık görüp) makamlar (ile vazifelendirdi), (Likya) ulu(su da aynı şekilde davrandı; ve üye idim) ihtiyarlar meclisinde. Kader … Eğer (bir kimse izin almadan) bir başkasını (bu mezara gömerse, fiscus’a ceza olarak …) al(tın denaria) ödeyecektir.”
Tabula ansata’nın dışındaki yazıt: “Son limana girdi demirledi gemi, çıkmamak üzere çünkü ne rüzgardan ne de gün ışığından medet var artık; ışık taşıyan şafağı terk ettikten sonra Kaptan Eudemos oraya gömüldü gün misali kısa ömürlü gemisi, kırılmış bir dalga gibi…”

[Çev: S. Şahin]

Diğer Anadolu Dilleri